Komplo Teorisyeni



Komplo Teorisyeni - Komplolar

MHP'yi CIA kurdu

MHP'yi CIA Kurdu
mu...

1960'lı yıllardan günümüze Türkiyenin derin dehlizlerinde tasarlanıp, sahnelenen oyunların arkasındaki güçler deşifre oluyor.

MHP ve Alparslan Türkeşin CIA ile ilişkisi, askeri müdahalelerde Amerikanın rolü, solcuların İslamiyet hakkındaki yanılgıları, İnönünün niçin paraya fotoğrafını bastırdığı, Ömer Gürcan'ın bütün generalleri öldürmeyi dahi nasıl düşünebildiğini ve Türkiyenin içinde bulunduğu kuşatılmışlığı nasıl aşacağı Gündem Ankarada konuşuldu.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin iki eski subayı, 68 kuşağı öğrenci hareketlerinin iki aktif ismi Sarp Kuray ve Ömer Gürcan, Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tanın hazırlayıp sunduğu Gündem Ankarada, derin devletin Türkiye tarihindeki izlerine yönelik ilginç tespitlerde bulundular.

*
1960 -1980 yılları arasında yaşanan gençlik olaylarının arkasında kimler vardı?

Sarp Kuray:

Burjuva sınıfı kendi sorunlarını aşamadığı zaman, asker ve üniversite vurucu güç olarak öne çıkar. Bu gücün önemini gören Amerika ve Sovyetler Birliği, bu müdahaleleri kendi lehlerine yönlendirmeye çalışmışlardır. Sovyetler, Irak ve Suriye gibi ülkelerde bu gücü yönlendirerek Bass tipi rejimler oluşturmuşlardır. Türkiyede ise 12 Mart, 12 Eylül müdahaleleriyle Amerika kendi çıkarlarını gözeten düzenlemeler yapmıştır.

CIA, TÜRKEŞİ MBKYA YERLEŞTİRDİ

*
Dış güçler ordu ve öğrencileri nasıl yönlendiriyor?

Ömer Gürcan: Dış güçler yetiştirdikleri isimler aracılığıyla müdahaleler yapmışlardır. Bunlardan biri de Alparslan Türkeş..

Dönemin Ankara Amerikan Büyükelçisi Warren hazırladığı raporda şunları belirtiyor:

27 Mayıstan sonra kurulan Milli Birlik Komitesi (MBK) çok genç ve tecrübesiz, üstlendiği misyondan dolayı başı dönmüş bir gurup. Şu anki işlerimizden biri de MBKnın içinde kimlerin etkin olduğunu tespit etmektir. MBKnın içine en önemli üye olarak Türkeşi yerleştirdik (Foreign Relations 1958-60 s. 369-370)

ALPARSLAN TÜRKEŞ, CIA TARAFINDAN EĞİTİLİDİ

Ayrıca Yeniçağ Gazetesinin yazarlarından Serdar Kurunun yazdığı Top Secret Yazılar adlı kitapta Alparslan Türkeşin CIA ile ilişkisi hakkında şunları söylüyor:

1960ta ordu yönetime el koydu daha sonra Menderes tasfiye edilerek imha edildi.

Amerika mesajını vermişti: "İtaat et ya da öl!. " Darbenin ardından CIA ve Amerikayı şaşırtan gelişmeler meydana gelmişti.

Türk ordusunun, Venezüella ordusundan farklı olduğunu anlamışlardı. Darbeye zorlanan subay gurubu içerisinde kontrol altında tutamadıkları bir fraksiyon ortaya çıkmıştı. Ve bu beklenmeyen bir gelişme idi. İşler kontrolden çıkabilir ve işler ABDnin aleyhine dönebilirdi.

Sovyetler ise muhtemel gelişmeler için KGByi alarma geçirmişti. Kısaca herkes tetikte idi. Olay kısaca şuydu:

Darbe içinde provoke edilen subaylardan CHP yanlısı olanlar sola eğilimliydi. Bu belli şartlar altında kabul edilebilirdi. Muhtemel bir sola kayışı önlemek için Amerika, Albay Alparslan Türkeş ve arkadaşlarına güveniyordu.

Albay Türkeş, NATO bünyesinde eğitim görmüş, Amerikada psikolojik harekât kurslarına katılmış ve X Operasyonunu iyi bilen bir askerdi.

CIA tarafından çıkarılan psikolojik profilinde onun Turancı ve milliyetçi olduğu, Sovyetlere karşı operasyonlarda güvenilebileceği sıkı antikomünist kimliği, karizması ve teşkilatlanma yeteneği övülüyor ve güvenilir bir subay olduğu belirtiliyordu.

Albay Türkeş, Amerikada gördüğü eğitim sırasında Stay Behind operasyonu konusunda bilgilendirilmiş ve X örgütünden haberi olan bir askerdi. CIAnın çalışma yöntemlerini de iyi biliyordu. Çünkü tam da onları uygulama konusunda eğitim görmüştü.

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİNİ CIA KURDU

Serdar Kuru, MHPnin CIA tarafından kuruluşunu ise şu şekilde anlatıyor:

Yeni bir yapılanma olan MHPnin başına geçecek Türkeş için aslında yapılacak çok bir şey de yoktu. Ondan istenen sadece vitrinde durmasıydı.

Kurulacak yeni oluşumun bütün ayrıntıları CIA tarafından hazırlanmıştı.

Hareketin çekirdek kadrosu ise özel olarak seçilmişti. İlk önce siyasi bir parti lazımdı. Bu sorun hali hazırda boşta duran bir partinin ele geçirilip, ismi değiştirilerek halledildi.

CIA, bu hareket için National Movement Party (Milliyetçi Hareket Partisi) adını uygun buldu. Türkeşin Führer gibi unvana sahip olması gerekiyordu. O da bulundu: Başbuğ.

Hareketin propagandası varoşlar ve kırsal kesime yapılacağından dolayı bu kesimdeki insanların kendilerini özdeşleştirecekleri bir sembol gerekiyordu. Bu sembol için Alman ve İtalyanlar putperest dönemlerden kalan sembollerini kullanmışlardı.

Yeni Milliyetçi Hareketin sembolü ise Türk mitolojisinde yer alan Bozkurttan seçildi ve buna uygun olan bir selamlama biçimi de sonradan uyduruldu.

(Tuncay Çelen-Ömer Gürcan, HESAPLAŞMA 68 Kuşağı ve Katledilişi adlı kitaptan Serdar Kurudan yapılan alıntı)

MÜDAHALELERİN ARKASINDA AMERİKA VAR

*
Amerika, Türkiyedeki dinamikleri nasıl yönlendirebiliyor?

Kuray: Amerika, kendi eliyle yetiştirdiği kadrolar ve kurduğu kontrgerilla benzeri oluşumlarla Türkiyede gerçekleşen askeri müdahaleleri yönlendirmiştir. 12 Mart, 12 Eylül ve bugün de tartıştığımız müdahalelerin arkasında Amerika olmuştur. Amerika kabuğu sadece orduya değil sistemin bütün kurumlarına yerleşmiştir. Bundan kurtulmak istiyorsak buralar nasıl yerleştiğini çok iyi bilmemiz gerekiyor.

CIA, MİT ELEMANLARINA PARA VERDİ

Gürcan: 27 Mayıs sonrası Yassıada duruşmalarında açılan dosyalarda MİT elemanlarına paraların CIA tarafından ödendiği ortaya çıkıyor.

Bu duruma Menderes bile şaşırıyor. 1964 yılında İsmet İnönü, Kıbrısa harekât kararı aldıktan 5 dakika sonra Amerikadan gelen telefonda, böyle bir şey yapamazsın deniliyor.

Arkasından İnönü yanında bulunanlara,

Biz bunları 27 Mayısta kolay temizledik. Ama bundan sonra bunları atmamız çok zor. Biz soktuk artık çıkartamıyoruz

diyor. Daha sonra Ecevit ve Turgut Özala suikastlar düzenleniyor, ama bunların üzerine gidilemiyor. Herkesin bilip de söyleyemediği ne? Bunların hepsinde dışarıdan müdahaleler olduğu net bir şekilde görülmekte.

AMERİKA, SİSTEMİN HER ALANINA YERLEŞTİ

*
Amerikan kabuğu ne zaman sistemin içine yerleştirildi?

Kuray: Türkiye, Amerika ile birlikte harekât etmeye karar verdiği 1946dan bu yana Amerika kendi çıkarlarını gözetecek kadroları Türkiyedeki sistemin her alanında yerleştirdi.

İNÖNÜ: DEVLETİ HERKESE GÖSTERMEK İÇİN RESMİMİ PARAYA BASTIM

*
İsmet Paşa, neden paranın üstüne resmini koydu?

Kuray: Babam Ankara Valisi Enver Kuray, İsmet İnönüye yakın bir bürokrattı. Babama bu para meselesini sorduğumda İsmet İnönünün paralara fotoğrafını basmasının gerekçesini Ben orman bekçisine kadar bir devleti gösterme zoru içindeydim. Çünkü cumhuriyet gençti ve elden gidebilirdi şeklinde açıkladığını söylemişti.

İNÖNÜ KUKLAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

*
Siz bu gerekçeyi inandırıcı buldunuz mu?

Kuray: Türkiyede 1930dan sonra hiçbir şeyi inandırıcı bulmuyorum. O tarihten sonra gerçekleşenler bir burjuva masalı ve kör dövüşüdür. İsmet İnönü vb. tarihsel kahramanlar, zaman zaman göreve çağrılarak birer kuklaya dönüştürülmüştür. Kuklaların değil, kuklacıların peşindeyiz.

TÜRKİYE TARİHİNDE İLK DEFA ASILARAK İDAM EDİLEN DARBECİLER KİM?

*
Türkiyede darbe ve müdahaleleri gerçekleştiren kuklacılar kimlerdir?

Kuray: Bunlar geri planda Amerikan emperyalizmi, önde onların ülkedeki ortakları olan egemen sınıftır. Bu oluşumlara karşı ordunun içinde tepkiler de olmuştur. Antiemperyalist Talat Aydemir ve Fethi Gürcan bunların öncülerindendir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde asılarak idam edilen tek darbeci subaylar da bu isimlerdir.

*
Demokrat Partiyi Amerika mı getirmişti?

Kuray: Demokrat Partiyi Amerika getirdi ve yine ABD götürdü.

SARP KURAY, ÇATLI İLE GÖRÜŞTÜ MÜ?

*
1984 yılında Avrupada bulunduğu zaman Abdullah Çatlı ilk sizi mi aradı?

Kuray: Hüseyin Karahan adlı arkadaşımız Abdullah Çatlı ile birlikte Fransada Senta Cezaevinde yattı. Orda bir takım evraklar ele geçirmiş. Amerikalıların Papa suikastını Bulgarlar üzerine atılmasını Abdullah Çatlıya empoze ettiklerini eşi aracılığıyla bana iletiyor. Çatlı ile görüştü diyenler ya ağızlarını kaparlar ya da belge koyarlar ortaya! Abdullah Çatlıyı tanımam bilmem!

AMERİKAN KABUĞU KIRILMADIKÇA, PROVOKASYONLAR DA BİTMEYECEK!

*
Kürt-Türk kutuplaşmasından Amerikan Kabuğunun etkisi var mı?

Kuray: Bugün sağduyulu Kürt arkadaşlar,

Tekrar birlikte çözüm arayalım ve Mustafa Kemal Paşanın 1919da, 1923te Eskişehir ve İzmit konuşmalarını referans alalım

diyorlar. Bu makul öneriler, dış dinamiklere dayalı güçler tarafından manipüle edilerek akim bırakılmaya çalışılıyor. Biz ise iç dinamiklere dayanmış güçlerden yanayız. Eşit ve özgür yurttaşlık temelinde birlikte çözebiliriz diyoruz. Bu ülkede Amerikan kabuğu kırılmadıkça, provokasyonlar da, gerginlikler de bitmeyecek.

*
9 Mart için ittifak yaptığınız paşalar sizleri sattı mı?

Kuray: 1960 yılına kadar Türk ordusu devrimci idi. Fakat bu tarihten sonra NATO damarı üzerine oturdu. Kendi evlatlarını kurban vermeye başladı. 9 Martta bize sokaklara bomba atın diyenler 12 Martta taltif edilirken bizler askerlerden falaka yedik, işkence gördük. Bizans ordusunda böyle bir kalleşlik yok. 78 kuşağı, biz 68lilerden daha büyük işkenceler görmüşlerdir. Hapishanelerde kendi dışkıları yedirilerek çirkin işkencelere maruz kalmışlardır. İnsan haklarını kaçırdık diyenler, önce öz eleştirilerini yapmalı, 12 Mart ve 12 Eylül faşist darbelerinin hesabını vermelidirler.

BÜTÜN GENERALLERİ TOPTAN YOK ETMEYİ DAHİ DÜŞÜNDÜK

*
Hiç kullanıldığınız hissine kapıldınız mı?

Gürcan: İttifak içinde olduğumuz paşalara tamamıyla teslim olmamıştık. Onların geçmişte olduğu gibi yine Amerika ile anlaşacaklarından endişe ediyorduk. Teğmen tankçı arkadaşların Amerikan Büyükelçisini kuşatmasını, gerekirse generalleri toptan yok etmeyi dahi düşünmüştük. Bizler emir erleri olmayı reddettik. Onlara itaat etseydik ben bugün TRT Genel Müdürü, Sarp Ağabey ise Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olurdu.

İSLAMİYET BİZİM SAVUNDUĞUMUZ İLKELERİ SAVUNUYORMUŞ

*
Kendilerini solcu ve devrimci olarak nitelendiren çevrelerin dine yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?

Kuray: Biz dinin bir sosyolojik bir olgu olduğunu, Müslümanlığın çıkışındaki bütün devrimci dinamikleri göremedik.

Müslümanlık, devrimci bir dindir. İlkel komünal toplumun bütün güzelliklerini taşıyan bir dindir. Bir ganimetin paylaşımında bile inanılmaz ilkeler vardır. Bizim din konusunda fazla bilgili olmamamız, direk bir inkârcılığı getirmiş, sonuçta halkla aramıza büyük bir uçurum oluşmasına sebep olmuştur.

Devrimcilerin dine karşı görünmesi bize zarar verdi. İslamiyet bizim savunduğumuz ilkeleri savunuyormuş. Şabloncu yaklaşımların kurbanı olduk. Türkiye devrim hareketi tarih bilincine tam kavuşamadan, kendi ülkesinin şartlarını bilemeden Maoculuktur vb. düşünceleri soktular.

O günden bu yana Türkiye 40 senedir şablonlarla uğraşıyor. Başka ülkelerin kendi şartlarında oluşturdukları şablonları, olduğu gibi Türkiyeye oturtmaya çalıştılar. Bu şabloncu zihniyetlerden sıyrılıp insanlar kendi tarihiyle kucaklaştıkları anda yaptıkları yanlışları anlayabiliyorlar..

NE MAOCU, NE DE LENİNCİ, BEN DEVRİMCİYİM!

*
Kendinizi nasıl tarif ediyorsunuz?

Kuray: Ne Maocu, ne de Leninci, ben devrimciyim! Türkiye bugün büyük bir kuşatma altında. Ortak noktalarımızı arttırarak tekrardan 1. Meclis havasına girmemiz lazım. Bilinmelidir ki Mustafa Kemal, Erzuruma gittiği zaman Kürtlerle kongre yapmıştır. Sivasa indiği zaman mandacılığı reddetmiştir. Atatürk, bütün zenginlikleri kucaklamıştır.

TÜRKİYE KÜRTLERİ ERBİLE DEĞİL, ANKARAYA BAKARLAR

*
PKK, bahsettiğiniz Amerikan Kabuğunun neresinde?

Kuray: İçeride taban bulamazsanız, dış güçler tarafından kullanılmaya müsait hale gelirsiniz. Kuzey Iraktaki gelişmeler.. Amerikanın yaptığı devletler, devlet değildir. Türkiye Kürtlerinin birlikte çözümden yana olduklarını görüyoruz. Türkiye Kürtleri, Erbile değil, Ankaraya bakarlar.

*
Ergenekon operasyonundan sonuç alınabilecek mi?

Gürcan: Madanoğlu davasında ne olmuştur? Darbe işlerine karışmadıkları belli olduktan sonra beraat etmişlerdir. Ergenekon davasında adı geçen üst yetkililer de benzer şekilde beraat edeceklerdir. Türkiyede her zaman sadece işin tetikçiliğini yapandan hesap sorulmuştur.

TÜRKİYEYİ KİMSE KISIR KAVGALARA MAHKÛM EDEMEZ!

*
Türkiyede yaşanan gerginlikleri nasıl yorumluyorsunuz?

Kuray: Türkiyede yukarıdan aşağıya dayatılan iki ideolojik kalıp var. Bir tarafta içi kof antiemperyalist bir söylem, diğer tarafta ise Avrupaya bağımlı kalarak bu sorunu çözmek isteyen II. Cumhuriyetçiler dediğimiz gurup& Bu iki zihniyet te iç dinamikleri reddeden, dışa bağımlı eğilimlerdir. Bunların arasında sıkışmış, kalmış bir hesaplaşma Türkiyenin önünü açamaz. Türkiyeyi çürümüş devlet sınıfı ile Avrupacı kesim arasındaki kısır kavgaya kimse mahkûm edemez!

SARP KURAY, DOĞU PERİNÇEKİ UYARIYOR

*
Doğu Perinçek ve İlhan Selçuk vatansever mi?

Kuray: İlhan Ağabey ve Doğunun vatanseverlikleri tartışmaya açmam. Ama Doğu Perinçekin yüzüne, Türkiyede denenmiş metotlarla tekrar çözüm aramamak gerekir dedim. Bu işin emekli paşalarla olacak bir yolu yok.

Daha önce askerlerle 9 Martta yaptığımız ittifaka ihanet etmedik. Bizi İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığındaki falakacılara teslim etmelerine rağmen yine de aleyhlerine beyanat vermedik. Peki, bu beyefendiler ne yaptı? 9 Martı 12 Marta çevirerek bize en büyük ihaneti yaptılar.

*
Öğrenci olaylarının arkasında kimler var?

Gürcan: Gençlik bir olduğunda, ortak sorunlarını görüp, çözümden yana bir inisiyatif kullanmasından ürken egemenler, bunları başörtüsü, sağ-sol ve Kürt-Türk olarak kamplara ayırıp çatıştırıyor. Böylece gençliğe suni bir gündem yaratarak gerçek sorunları görmesini engelliyor.

POLİS MÜDÜRÜ SOYACAĞIMIZ YERLERİN ADRESİNİ VERDİ

*
Geçmişte para sıkıntısı çektiğiniz dönemde ilginç bir olay yaşamıştınız?

Kuray: Paramız yok dedik. Bana bir tane kesik kart verdiler. Kartta ismi yazılı polis müdürünün evine gittiğimizde, müdür bize soyulacak yerlerin adresini verdi. Biz de soyduk.

DENİZ GEZMİŞİ TARIM BAKANININ ARABASIYLA KAÇIRDIK

*
Kendi tecrübelerinizden hareketle gençlere ne söylemek istersiniz?

Kuray: Zamanımızdaki gençliği hedefe yönelmiş yıldırımları paratoner gibi toprak yaptılar. Sistemli cinayetler ile gençlik silahlanmaya yönlendirildi. Hiç kimse oturup stratejik bir karar sonucunda silahlanmaya karar vermedi. Gençler, meşru müdafaa için silahlandı.

Türkiye giderek zayıflıyor. Halk bitme noktasına geliyor. Her gün dükkânlar kapanıyor. İnanılmaz bir ekonomik kriz kapıya dayanmış vaziyette.

Burada Cambaza bak oyununa gelmemek lazım.

Bizi geçmişte nasıl kullandıklarını anlatayım. Yükseliş Kolejine bizim guruptan birileri bomba attı.

Bu bomba Muhsin Baturun Genel Kurmayda yapacağı bir konuşmaya zemin hazırlaması için patlatılmıştı. Türkiyedeki devrimci gençlik bu tarz oltalara geçmişte çokça takılmıştı.

Başka bir örnek ise Deniz Gezmişin firarda olduğu günlerde kendisinin farklı yerlere naklini istediğimiz zaman bize Tarım Bakanı Turan Şahinin arabasını veriyorlar.

Peki, bu imkânları neden bize sağlıyorlar?

Çünkü ortalığı karıştırmamızı istiyorlar. Böylece onlara yapacakları darbenin altyapısını oluşturacaktık. Darbelerin olgunlaşmasına ve ülkenin ana problemlerinin örtülmesine araç olmamaları için gençlere legal oluşumlar içinde yer alarak oyuna gelmeyin diyorum. Ömer Gürcan
imwar

Komplo Teorisyeni'nin görüşü:
MHP'yi CIA  kurmamıştır ama bu oluşumu kendi isteğine göre şekillendirmek için her türlü girişimde bulunmuştur.
Türkeş'in Amerika yılları da ayrıntılı olarak incelenmeye değer bir konudur.

DP, MSP ve başka partiler hakkında benzer iddialar olduğunu da belirtelim.

Bugüne kadar 58299 ziyaretçi burdaydı!